‘Gavur Mahallesi’ Xançepek Karşı Sanat’ta
admin | 24 Mayıs 2008
Kürdü, Ermenisi, Süryanisi, Keldanisi’nin birlikte yaşadığı Diyarbakır şimdi “Gidenler ve Gelenler” sergisinde buluştu. Diyarbakır’ın çokkültürlülüğünü yansıtan sergi, aynı zamanda kitap olarak yayımlandı. Karşı Sanat Çalışmaları’nda açılan “Gavur Mahallesi-Kalanlar / Gelenler Sergisi” 14 Haziran’a kadar kapıları açık.
Fotoğrafçı Müjgan Arpat sergi için son beş yıldır Ermenilerin ‘Gavur Mahallesi’, Kürtlerin “Xançepek” dedikleri Diyarbakır’daki mahalleye gitti, orayı gördü, insanlarla konuştu, fotoğraflarını çekti ve şimdi bir sergi de sundu sanatseverleri. Sergide yer alan fotoğraflar aynı isimle kitaplaştırıldı. Evrensel Yayınları‘ndan çıkan kitabın geliri ise Hrant Dink Vakfı’na bağışlandı. Sergi, 14 Haziran’a kadar pazar günleri hariç her gün 11:00-19:00 arası Karşı Sanat‘ta
“Gavur Mahallesi-Kalanlar / Gelenler Sergisi” iki ayrı dünyayı sunuyor. “Gidenler”, eskiden Gavur Mahallesinde yaşayanların izini sürerken, Ermeniler, Süryaniler ve Keldanilerden kalanları bulmaya çalışıyor. “Gelenler” bölümünde ise köylerinden zorla göç ettirilen Kürt ailelerin terk edilmiş, yıkık kilise, konak gibi yerlerde barınmalarını gözler önüne seriyor.
Ve şu sorulara yanıt arıyor fotoğrafçı Müjgan Arpat: “Fotoğraf bir ışık olabilir mi? Silinmiş izleri yeniden konuşturabilir mi? Bu fotoğrafçı nasıl yüzleşir kendi tarihiyle? Bilmediği geçmişin acısını nasıl görüntüler?
Sergide Diyarbakır’ın renkliliğinden, yaşam ve ticarete, dini çeşitliliğine kadar bir çok detayı görmek mümkün. Örneğin bir zamanlar Ermeniler, Süryaniler, Keldaniler ve Yahudilerin ticaret yaptığı borsa merkezi şuan harabe durumda. Yine kiliseler, manastırlar, eski konakların kimisi harabe durumdayken, kimisi ise o harabe haliyle köylerinden zorla sürülen insanlar tarafından kullanılıyor şimdi. Başka bir örnek ise, eski bir konak, şimdi ise güvercin yetiştiricilerin merkezi olmuş. Ve daha birçok ayrıntıyla birlikte eski el işçiliği, o güzelim evler, tokmaklar, yapılarda sergide gözler önüne seriliyor.
Serginin bir diğer güzelliği ise göç, mağduriyet ve tüm zorluklara rağmen “Gavur Mahaller/Xançepek” de yaşayan ihtiyarların yüzündeki gülümseme, masumiyet gözler önüne seriliyor.
Bir diğer ayrıntı ise çocuklar… Savaşın içinde büyüyen çocuklar savaşa özenmiş olmalı ki kimisi oyuncak silahlarla oynarken, kimisi her şeyden habersiz her yer oyun bahçesi mantığıyla oyununa devam ediyorlar.
Tüm bunlarla birlikte “Gavur Mahallesi”ni iyi bilen, “Gidenler”den biri de Mıgırdıç Margosyan. Margosyan’ın “Tespih Taneleri” adlı kitabında “…Diyarbakır’da yaşıyorsunuz. Her sabah erkenden kalkıp işinize, sıvacılığa gidiyorsunuz. Yolda yürürken, tanıdık, eş dost, akraba, bir sürü insana rastlıyorsunuz. Kimine Ermenice ‘pariluys’, kimine Arapça ’selamünaleyküm’ diyorsunuz; akşam kireç, harç, badana, boya karışımı elbisenizle işten dönerken de, yine kimilerine Ermenice ‘parirgun’, bazılarına Türkçe ‘iyi akşamlar’, başkalarına Kürtçe ‘êvarê te bixêr’ deyip omzunuzda taşıdığınız kocaman karpuzunuzla eve giriyorsunuz…” sözleri, sergiye konu olan Diyarbakır’ı, iyi anlatıyor.
İlgililer için: “Gidenler ve Gelenler, 1 4 Haziran’a kadar pazar günleri hariç her gün 11:00-19:00 arası Karşı Sanat Çalışmaları’nda açık. (Yer: Gazeteci Erol Dernek Sokak, Hanif Han No.11 Kat 3 Daire 4, Beyoğlu İstanbul) ANF












